21 Haziran 2011

hayat garip

birini tanırsın sanırsın ama yolda yüz yüze geldiğinde bilmezsin ya aslında..

işte böyle bir şey hayat :)

15 Haziran 2011

günün kırıntısı ki bir gün o da tükenecek gibi

bu gidişle blogum söylecek onca şey varken iki kelime dahi etmeyi becerememekten twitter'a dönecek...korkuyorum ay, sen de kayboldun gittin tüm dikkatimi sana vermişken :((

bazen herşey hep aynı kalacakmış gibi hissediyorum ve bu hissettiklerimin kendini gerçekleştiren kehanet olmasından endişeliyim..üfff!
haritada yerini saptamış olduğum sayın izleyicim, orası her neresiyse beni de götür, sıkıldım herşeyden..

14 Haziran 2011

deli etme beni

şu 45 likler gibisi yok..o zamanın teknolojisi çok iyi olmamasına rağmen, solistin sesi nasıl da güzel çıkıyor.bu şarkı sevdiklerimden paylaşayım madem


Tülay Özer - Deli Etme Beni ASK...45'lik Kayit <>

bu geçen ömürde yalanmış sevmek
tüketirmiş insanı böyle beklemek
özlemi hep içimde ölünceye dek
deli etme beni aşk deli etme

13 Haziran 2011

gecenin kırıntısı

öğlen uyumanın en büyük cezası herkesin rüya gördüğü şu zaman diliminde, gereksiz işlerle uğraşıp bir de üstüne hüzünlü bir şarkı açıp saçma saçma nette dolanmak ve burda girdi yayınlamak olmalı.(bir de ortamın loşluğundan faydalanıp kan emmek için sabırsızlıkla bekleyen, bilgisayarın yüzüme vuran ışığında zar zor ayırt ettiğim pragmatist sivrisinek, utanmıyorsun değil mi?)

iyi geceler her kim orda ise. gece gece felsefe yapıp canını sıkacaktım vazgeçtim. berrak gökyüzü ve camdan gelen hanımeli kokusu caydırıyor biraz. ama az da olsa bir burukluk hakim tabi.

Time, make it go faster

9 Haziran 2011

bazen.

bazen hiç tanımadığın ya da uzun zamandır görüşmediğin birileriyle konuşmak ister insan..her zaman etrafında olanlara anlatmaktan sıkıldığın şeyleri onlara anlattığında heycanla dinlerler belki diye..

bazen işte böyle şeyler geçer aklımdan..ama belkiler, bazenler ve böyleler doldurmuyor insanın kalbini..

ne yapayım?

6 Haziran 2011

Mim gelmiş, hoşgelmiş

Burcu beni eğlenceli bir konuda mimlemiş mezuniyet hediyesi olarak..teşekkürlerimi iletip yazamaya başlayayım mim'in konusunu:

Gıcık olduğunuz şeyler nelerdir?

Efenim, öncelikle ben asabiyken ya da canım sıkkınken etrafımdaki herşeyi gıcık bulurum...tıpkı şu resimdeki somurtkan şirinden beter olurum böyle zamanlarda ama genel manada gıcık olduğum şeyleri yazayım fazla uzatmadan :p


** öncelikle derdim olduğunda paylaşmak için görüştüğün kişinin sürekli olarak kendinden bahsedip bana derdimi söyleme fırsatı bırakmamasına sinir oluyorum..benden çok bahsettik biraz daha benden bahsedelim, görüşündekiler :z


**haftasonu çarşıdaki gereksiz kalabalığa sinir oluyorum..sevmiyorum insanlarla dipdibe yürümeyi..içime fenalıklar basıyor böyle durumlarda..


**öpüşken insanlara ve ilk kez gördüğü biriyle anında can ciğer kuzu sarması olabilen! tiplere uyuz oluyorum..çünkü ben hiçbir zaman öyle olamadım..daha tanımadan etmeden ne bu samimiyet yahu, bıraksalar çocukluğuna kadar iner..hayret bişi


**bir konuda ısrarcı olunmasına sinir oluyorum..yahu bir kere söylenince zaten idrak ediliyor niye insanın içini bayana kadar baskı yapıyorsun ki aynı şeyleri..bi sus ya


**sadece kendi bildiğini doğru zanneden ve karşısındaki insanın düşüncelerini bastırmak, kendini zeki, çok bilen görmüş geçirmiş, hakkını savunan biri gibi göstermek adına ısrarcı davranarak aptalca durumlara düştüğünü farketmeyen insanlara sinir oluyorum..


**konuşurken karşısındakinin gözlerine değilde duvara, yandan geçebilme ihtimali olan arabaya ya da çevredeki herhangi bir nesneye çeviren tiplere de gıcığım...


**yumurtalı bulaşıkları yıkamayı hiç sevmiyorum ve sırf bu yüzden canım yumurta çekse bile yapmadığım oluyor..midem bulanıyor yahu kokusundan


**kendi ölçülerime göre kesip tabağımın yanına koyduğum ekmek diliminin sağ ya da sol taraftan birinin gasp etmesine kıl oluyorum..ya orda bir poşet ekmek varken ne diye gelip önümdekini alıyorsun..git poşedin içinden al yahu..


**tv deki sabah kuşağı programlarının topuna sinir oluyorum..


** kıyafetlerimi başkasına ödünç vermeyi de sevmiyorum..al kitaplarımı başka bir şey amennah, ama kıyafet olayından hiç hazzetmiyorum yahu..


**burnu kafdağında olup da beş para etmeyen adamlara gıcık oluyorum..


**yanında karısı, kız arkadaşı varken hala dışarıdakileri dikizleyen erkeklere sinir oluyorum..


**kendini aptal yerine koymaya bayılan, böylelikle daha seksi ve tercih edilen olduklarını düşünen kızlara sinir oluyorum..gerçi haklılar da artık talep bu yönde!


**canım birşeye sıkılmışsa herkese surat yapıp tersleme huyuma sinir olyorum..


**gripli zamanlarda umursamazca davranıp aynı ortamı paylaştığı diğer insanlara da bulaşmaması için çabalamayanlara da gıcık oluyorum..


daha çok var da bu kadarı aklıma gelenler :)

2 Haziran 2011

günün kırıntısı

mezuniyet telaşındayım şimdilerde..pazar'a üniversite bitirme temsili olan kep törenim var...üniversiteyi bir hayal gibi düşünürken lise dönemlerinde, şimdi bir hayalin nasıl da hızlıca tükenip geçtiğini görmek düşündürüyor insanı..galiba yaşamın genelinde böyle bir duygu hakim...erişene kadar gözde büyüyen 'şey' elde edildikten sonra su gibi akıyor ve 'herşey' gibi oluyor insanın gözünde..


şimdi 16 senedir alışkın olduğum bir yaşamı geride bırakıyorum..artık önümde uzanan yollar daha zorlu gibi..iş bulma telaşıyla koyulacağım bu yola..

inşallah her şey istediğim gibi olur..mübarek günde duamı da ekleyeyim

amin ( =