30 Nisan 2010

Dinlenilesi tonlar// Madrugada

Madrugada son bir senedir keşfettiğim Norveç'li rock grubu..yavaş şarkıları da hızlı şarkıları da ayrı tat bırakıyor damaklarda..Sivert Høyem'in sesi içinize işler adeta..melankolik iskandinav rüzgarını yüzünüzde hissetmek gibi bir şey..

bu da en çok dinlediğim şarkılarından: What's on your mind?





Why do you always stay miles away and two steps behind

daha başka ne önerirsin dersen ardından electric, this old house, majesty gelebilir..(ayrıca ane brun'la lift me düetleri)

29 Nisan 2010

günün kırıntısı

güzel bir gündü..stresten, melankoliden epeyce arınık :)

28 Nisan 2010

Şiir'ine rasladım bugün..

eski yaşanmışlıkların ya da yaşanamamışlıkların akla düşmesi çok fena..

hele bir de sözcüklerle vuku bulmuşsa bu durum daha acı

sen silmeye çabalasanda ya kağıt üstünde ya da ekranda tam karşında

aynı zaman dilimini,aynı şekilde doldurup bu kadar uzak olmak ya da uzak kalmayı seçebilmek

çok koyuyor



ama yine de kapandı o defter diyorsun

unuttum gitti bile

ah be gönül yalanlarınla kimi kandırıyorsun?

şahit bile yok etrafta görmüyor musun

keşkelerin sonu yok bunu çok iyi biliyorsun



edit:


Geçtiğimiz yollarda kaybettiklerimizin bize en büyük kötülüğü
kendilerini tekrar, tekrar hatırlatmalarıdır.
Bir kere kaybetmekle kurtulamadığımız şeylerdir.
Yoklukları hayatımızdaki varlıkları haline gelir.
Hep ama hep hatırlarız.
Ne biçim kaybetmektir bu
Kim gölgesinden kaçabilir ki?
Bazen duygularımız bizden erken yaşlanır ve bizden hayatın geri kalanını alır.
Hayatın, kendini anlayanları cezalandırmasıdır bu...

MURATHAN MUNGAN

25 Nisan 2010

sıkıcı bir pazar günü

1. hava kapalı
2. yapacak bir sürü iş dolayısıyla fazla sorumluluk hakim
3. odam çok dağınık
4. canım yemek yemek istemiyor
5. bilgisayara saatlerdir bakmaktan gözlerim helak oldu.
6. artık bir de virüsüm var on kere tarattığım halde hala uyarı veriyor..yürü git!!
6. o artık umrumda değil...aynı muammeleyi kaç kişiye yaptığını düşündükçe nefretim perçinleniyor..
6.google bile bugün çok sade..
6. dışarı çıkasım yok ama alıncak bazı şeyler var..ooof of
6. pazar günü eğlence programlarından nefret ediyorum..zaten tv pek sevmem
7. bir allahın kulunun dışarı çıkmadığı, ses gürültü vs hiçbir yaşam belirtisinin olmadığı mahallemize de uyuz oluyorum..


bugün kendime de uyuz oldum..ama en çok ona...

Kırmızı gülün alı var
Her gün ağlasam yeri var
Bugün benim efkârım var


ooooooooof of..

24 Nisan 2010

günün kırıntısı

bazen kendi kendime konuşuyormuşum hissine kapılıyorum

evet burda

sesimi duyan varmıdır aceba

amaaan kimin umrunda :D


edit: hee bu arada duygusal boşluklarda nasıl da sarılıyorum bilogaa..ama benim için geçici bir heves değilsin yafrum bilogum..bunu bil beni yanlış anlama..uzun reklam arası vermişiz farzet

23 Nisan 2010

pot_pori

**hava ne güzeldi bugün..bir dolaştım ki sormayın gitsin..güya alışverişe çıktım ama hiçbirşey beğenemeden döndüm eve..olsun olsun


**23 nisan münasebetiyle heryerde foklor kıyafetli rengarenk çocuklar vardı..cıvıl cıvıllar güzel de daha az haylaz olsalar daha sevimli olabilirler..mahallede önden iki dişini yitirmiş olan çocuklar üzerime doğru koşunca farke ettim bu durumu.yavaş be çocuuum..


** geçenlerde biriyle konuşuyorum msn den....okuldan biri çıktı ama tanımıyorum bu çocukcağızı.. iki kelime edeyim dedim ama daha çok dayanamadım...ben asosyalim diyor..ok olabilir diyorum..kitap okumam film bilmem dil bilmem müzik kısıtlı spor yapmam okula gider gelirim sadece diyor..ne paylaşayım efenim ben onla hı sorarım size..ya insan söylerken utanır ya nasıl üniversite öğrenciliğidir bu..hadi onu geçtim erkek dediğinin entellektüel birikimi olur kenarından köşesinden..bomboş adamsın konuşup napim senle..ne kadar kendini beğenmişsin pink kibirlisin pink vs vs ne isterseniz deyin..insanları ciddiye alabilmem için bana birşey katıp katmayacağına bakarım ben önce..biraz akıl..inan çok değil..


** dönem başından beri doğru düzgün verilmeyen ödevler havaların ısındığı dikkatin dağılmaya meyilli olduğu nisan-mayıs aylarına neden yığılır ki? her hafta bir şey çıkıyor ya..sunum bitiyor ödevler başlıyor o bitiyor vizedir finaldir bilmem ne..zamanın bu kadar hızlı tükenmesi beni ürkütüyor..

** III. ahmetin 18 karısı varmış..bundan sebep 29 adet kız çocuğuna sahip olma bağlamında osmanlı'da zirve yapmıştır kendileri ( harem araştırmalarında ortaya çıkmış bir bilgidir..işe yararlılığı muammadır.)

** candan erçetinin git şarkısını çok dinliyorum bu ara..türkiyede iyi müzikkyapan sayılı sanatçılardan kanımca kendisi..her şarkısını dinlenebilir kılıyor

**künefe koktu buralar hımmmmmm..çayla güzel gider.


** bazen çok şey mi istiyorum acaba diye düşünüyorum..ama çok değil ya bilmiyorum..belkide aranılan vasıfları kısıtlama yoluna gitmem gerek..yoksa bu gidiş gidiş değil farkındayım -_-
tamam sustum..kulakta halay nidaları
teey tey teeey

20 Nisan 2010




uzaklardaki hayallere sımsıkı sarılıyorum..arada okyanuslar varmış kimin umrunda?


şarkıyı anlamak için dili anlamak gerekmiyor..çünkü hepsi kalbe hitaben

oceano/josh groban

18 Nisan 2010

bu ne pink bu ne

şu önceki yazdıklarım blog'u aşk meşk ya da veryansın bloguna çevirdiğini fark ettim evet şu anda oldu bu...tabi bunların hayatın içinden şeyler amma abartmamak lazım..yemeğe fazla tuz atarsak yenmez..bundan sebep dikkat dağıtıcı unsurları işin içinden çıkarıp blog'u normal formatında yazmaya devam edeceğimi kendime duyuruyorum..

çünkü zor günler eskidendi geçti demiş erener

hayatı birşekilde yakalamak lazım ama aşk o şekillerden biri değil şimdilik, şu sıra..

işe yoğunlaşmak lazım gelir, kariyer fln filan..

öbürü illaki biryerde gelir çatar..

dip not: aşk ya da veryansın içermemektedir. (ailecek okunabilir) :P

11 Nisan 2010

son..

sana diyecek lafım kalamdı artık..sende de birşeyler diyecek cesaret yok..zaman nasıl telafi edecek bakalım bu boşlukları..sen yalnız kalmaya mecbursun bu zihniyetle..narsistliği bırakıp karşındakinin de duygularını önemsediğin sürece, dünyanın senin etrafında dönmediğini anladığında belki bir ümit doğar senin için...

yine de demem o ki pişmanlık yakındır..pişmanlık olmasa bile bu, sen aynı sende olduğun sürece mutluluk uzak sana..


keşke demiyeceğim artık

geri dönüşler uzak çokça bana

senin için sabrederek biriktirdiğim zamanlarımı şimdi seni tüketmek için kullanacağım

gülegüle

4 Nisan 2010

aşk meşk

niye sürekli huysuz adamlara denk geliyorum ben ya..ve niye bu huysuzlukları daha bağlayıcı kılıyor aşık kişiyi...sorarım size

ne diyor anne kirkpatrick

dont blameee meee...


huysuz ve tatlı adam.. şöyle sabit noktada karar kılabilse, dengesiz tavırlarından arınsa, aklından geçeni açık açık söylese, açık açık söyleyemeyeceği bir konu varsa oyalamasa ya daha fazla..

evet gece gece nüfuz etti bu düşünceler..ama engel olamıyorum sıyrılamıyorum bir türlü..ne kadar boş çabalar içinde olduğumun da farkındayım..çözüm ne onu da bilmiyorum..tek istediğim bu durumu iyi ya da kötü anlamda bir sonuca bağlanması..

you made me love you..i didnt want to do it..and all the time you knew it..i guess you always knew it..


şarkılara vurcam kendimi bilog olmuyor böyleeeee...eziyetten öte