30 Mart 2009

Kahrolsun yazlık giysiler !

Yaf şu kilo alma olayı ne illet ne pis bişi yaa ! Hele bir de yaz yaklaşmış kazaklar hırkalar vs vs si atılacak göbecikler hooop diyen meydana fırlayacak kırkpınar güreşçisi gibin...Aslında ben son zamanlara kadar memnundum halimden...Lem dedim ne öle hastalıklı gibi gezcem zayıf zayıf kadın dediin accık kilolu olcak diye :p ( züğürt tesellisi) Ama bütün olay haftasonu mağazalar şöyle bir bakınayım derken dank etti...girdim kabine giycem en basidinden iki üç badi..amanııı göbek nassı tiksinç ne iğreti durdu anlatamam....yan kabinden kızlar çıkıyor aynı aynaya bakiyoruz..kızlar incecik giriyor her türlü elbisenin içine hooop diye...bense nefesimi tutup göbeği içeri çekmekten harap ve bitap düşmüşüm..onlara baktım yandan yandan...İçim çok pis haset doldu be...bir de böle tip kızlar benim on katım yiyiyor örnekleri var biliyorum..fakat yağ adına hiç bi halt yok ! ben ise bizim türkişi deyiyimizde belirtildiği gbi su içsem yarıyor ya...Şu zamana kadar hiç dert etmedim kiloyu vs sini..19 senelik yaşamımda bi kerem bile diyet miyet yapmışlığım boğazımdan kesmişliğim yok...eskiden çok bi problem değildi..şimdi ise gözüme gözüme giriyor..büyüttükçe büyütüyorum...10 dk yürüyüşten sonra bile du bakam ne değişti diye tartılıyorum :D o derece vahimim yauu :(


Aslında ben yazın otomatik olarak kilo veriyorum deniz kum güneş yürüyüş bol su sayesinde...fakat yazı bekleyene kadar da birşeyin içine giremiycem..hele penye tarzı giyimlerde yine saklanıyor az buçuk ama o badiler...amaan yeraap...sırf bu yüzden alışwerişten soğudum...kıyafetlerim arasında gidip geliyorum 1500 kez hangisini giysem nasıl örtsem..en güzel yöntem de ince bir hırka son üç düğmesi itinayla kapatılması şartıyla :D

İstiyorrum kilo veriyim efenim her kıyfetin içine girebileyim diye...ancak ne zaman karşıma pasta börük çörük gelse dayanamıyorum...dayansam mutsuzluktan bi karış suratla geziyorum..etrafa trip atıyorum..psikolojim bozuluyor yaa..sonra diyorum amaaaan yemişim kalorisini hop hop götüüüüüüür...ve akabinde acaip bir huzur kaplanıyor..pek bir sevimli geziyorum...yaşamak için yemiyorum anliyacağınız yemek için yaşıyorum :D:D

Kilo verincede yüzüm çöküyor bu da ayrı konu...amanun yeuufruum süzülmüşsün sen al accık bundan yo...yo yo dur yanaklarını dolduralım şundan da all hoop aferem diyorlar...ben dursam çewremdekiler durmuyor...herkes diyetteyken ben yiyorum..ben diyete niyet etsem evden tatlılar tuzlular eksik olmuyor...ne yapcam ne etcem bilmiyorum...biri beni durdursun yauu

Bu konularda ben de öleyim valla tıpkısının aynısıyım deyip de çözüm önerebiliyorsanız minnettar olaceğim..6 kilo kadar fazlam var...yürüyüşlere başlicam işalla bi ara...ekmek şeker çikolata :(( kıscam...bu sefer söz veriyorum herkesin önünde...kendime de sıla'dan sözünden dönen nağmert ossun bizde böyle bundan soraa şarkısını armağan ediyorumm


aksi takdirde akrep nalandan nihavent okicam :D


çaw

27 Mart 2009

Mektub

Bir mektup dedi son görüşmemizde..herşeyi anlatacağın, saçlarından sonra dokuncağım son şey olacaktı sana ait..daha fazla konuşmamızın anlamı yitik..sadece yaz bana..senden son isteğim bu olacak..hissederek duyumsayarak dudaklarından dökülemeyenleri, kalbinden taşıp gitmiş olan her sözü yaz bana..ve şimdi..şimdi elveda..mektubunu bekleyeceğim

dedi giderken...

elimde simsiyah mürekebi bulaşmış bir kalem, önümde hasret sarısı nostaljik bir kağıt parçası..ne yazmalıydım ona..söyleyemediklerimi söylemek ne kadar işe yarayacaktı bu saatten sonra...aslında ona ait hiç bir şey yazmak istemiyordum..hayatımın ona ait kısmı siste bir görünüp bir kaybolan dağ gibiydi..söküp atamıyordum..ayazda üşümüş ellerimi hissettiğim gibi hissediyordum onu..biraz acılı biraz savunmasız..neyse dedim sonra..hayalimdeki onu yazmalıydım ben..ne karşımdaki o, ne tanıdığım o..hiçbirine yer vermemeliydim bu son satırlarda..son söz yığınlarımda..onun hakkındaki en güzel varlığım hayallerimdi çünkü..artık başlamalıydım..madem senle başladı herşey senle devam etmeliydi..bu yüzden hitabım 'sen' olcaktın imzam sen..

Sen ,

sonbaharımdaki gökkuşağıydın; yağan yağmurun ardından beliren, hayatıma kısa süreliğine renk katan ve öylece çekip giden...biliyordum bu reddeştikteki sebep aklında olmamam değil ardından bırakacağın hüzün kırıntılarını göremeyişindendi...içimize dokunan acıydı tek paylaştığımız.uzun ve sessizdi ikimizin de yolu...ilerliyorduk usulca...tanımıyorduk belki birbirimizi..tanıyamamıştık bu hırçın fırtınalarda...gözlerimizi kapattığımıda hissettiğimiz yalnızlıktı yollarımızı birleştiren...kader dedi kimisi..bazısı kara yazgı.biz hangisini yükleyecektik bu yüklerin çaresizce çöken omuzlarımıza...sen yüklenmemeyi tercih ettin..öyle olsun

gözlerine ilk baktığım o gün...ne kadar uzak geliyor şimdi...bildiğim tanıdığım bakışlar değildi beni süzen...bir zamanlar içimi titreten şimdiyse buruk hüzün bırakan...sen o sen değildin sanki..bilmiyorum..en korktuğum şeydi bilememek zaten.. sen çok iyi bilirsin ya da bilmek istemezsin..zaten bilmek için hiç çabalamadınki..
son satırlar bunlar..'sen' le ilgili son şeyi bırak bana dedin..peki dedim..her zamanki gibi hayır diyecek gücü hissetmedim kendimde..ama gerçekten bir son olabilecek mi acaba şu yazdıklarım...mektubu her okuyuşunda kalbindeki hisler dayanmayacakmı kapına..uzaklara dalmayacakmı benden sonra yetim kalan gözlerin..kendini kandırmana sonsuz müsade benden...ben bu sözü veremem..zaten hiç cesaret edememki..

Aslında sen gitsen hayalin bırakmaz beni..sen kalsan hayalinin peşinde olurum yine...hayata benim gözümden bakmadın ki hiç..madem içimden ne geliyorsa yazmalıyım işte söylüyorum : ben seni aslında hiç sevmedim...sadece aşkı hissettim sende..verdiği heycanı tattım her damlasında..sense içimdeki oyunun bir figuranı oldun sadece..dürüstlük buysa..ben de buyum o zaman..tanımamışsın değil mi, mühim değil..

bütün bunları okuduktan sonra şaşırma lütfen..sıcacık bir kahve yap kendine dışarda camına vuran damlaların sesine kaptır kendini..gerisi gerçekten mühim değil..sevdiğimiz müzikleri de dinleme sık sık..anılarına ilmek ilmek işleyen her melodiden sakın kendini...arada canın sıkıldığında kulak ver zamana ve doğumgününde sana aldığım, bitirmeye sabredemeyip yarıda bıraktığın kitabı al eline..kaybettiğin manaları bulmaya çalış onda...gülümse kendine her satırda..her zamanki çocuk masumluğunda..

oku bunları ya da okumayıp sakla sadece..bu artık sana son armağanım..cevap da yazma bana...bundan sonraki satırlar inancımı daha da azlatır aşka dair..sukunet hakkını kullan her zamanki gibi..sessiz sedasız bit benim için...geride kalan tek izin kalbimdeki yerin olsun..

imza

'Sen'

24 Mart 2009

Nayır nolamaz

İnsiyatifimin dışında olanlar beni her zaman korkutmuştur.

Bu bir tesadüf mü

yoksa

kader

ya da başka bahaneler

ama ama ama ben

lanetlimiyim lan

nefertiti gbi çarpcam şimdi haa

o lanetlimiydi acep

olmayadabilir

aman beaa

canı sıkkın duran yüzünde merak ifadeseyle dolu kızgın suratlı smile ahanda buraya

şarkı da gelsin : elma değil ayva bu yediğimiz galiba

ayvaaaaaağ

şappi

23 Mart 2009

günün kırıntısı

Bugünüm çok güzel gidiyordu
ta ki birinin bana çok kızdığını anlayana kadar
çok kırılmış
sinirlenmiş belli

e postasını kapatmış
diğer tüm bağları koparmış
sesi sedası falan da çıkmıyor

5 ay öncesinda olmuş bitmiş bir şeyin bu kadar iz bırakması da ilginç

ben ne yaptım acaba onu bu kadar gücendirecek

aslında o bildiğini sandığı hiçbir şeyi bilmiyor

bilse zaten gitmezdi

böyle de yapmazdı

bense galiba özlemişim
niye kurcalıyorum ki hala

neyse
kısmet...

ama içimde kaldı söyleyemedim ya

Gitme !

17 Mart 2009

ŞİİR

Duvarımda aslıdır bu şiir..her okuyuşumda ayrı zevk alırım..uyandığımda gözlerim ilk ona çarpar...paylaşayım dedim bilmeyeniniz varsa diye :) zaten Can Yücel..daha ne olsun

Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama

Yarım saat erkene kurulsun saatin

Kedi gibi gerin, oh ne güzel yine uyandım diye sevin.

Pencereni aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin…

Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin…

Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin

Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart…

Çek kızarmış ekmek kokusunu içine

Bak güzelim kahvaltının keyfine…


Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis, önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin.

Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile

Sonra koş git işine, dünden, önceki günden, hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla, ohhh şöyle bir hafifle.

Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de

Hiç işin olmasa da öğle üzeri dışarı çık…

Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa…

Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak…

Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al…



Sonra, şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı, sen çok darda iken kimler seni ferahlattı, hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?

Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?

Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara

Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..

Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak…

Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun…

Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun…

Saklama tabakları, bardakları misafire…

Sizden ala misafir mi var bu dünyada…?

Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil,

şöyle keyfe keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının…

Gece evinde, dostların olsun…

Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun…

Arkadaşım, hayat bu daha ne olsun?


Ama en önce ve illaki sağlık olsun


CAN YÜCEL

16 Mart 2009

günün kırıntısı

Selam blogcaaan....yine uzun ara verdim yazmaya....aslında varya herşeyi herşeyi biiir biir anlatasım var amma çeneme vuran bu güç malesef ki elime vurmuyuyor...Üşeniyorum iştee...günlerim bilindik akışında akıp gidiyor...arada güneş açıyor sonracııma kar yağıyor...ben de anlamadım dışarda neler olüü...aslında düşündüğümde hava durumuyla benim ruh halim endeksli...hava karlı ben melankolik...hava yağışlı ben depresif...hava güneşli ben neşeli böcüük..Şu an da dışarda acaip soğuk var..ve kar atıyor ara ara...içimde bir şeyler baaaaaby it's coold outsideee şarkısına eşlik ediyor....hatta içimdeki aynı şey şu an yazıcak bir şey bulamadığım için havalardan bahsetmekten dolayı utanç duyuyor....oscar wilde ın mıydı ne tam hatırlamıyorum bir sözü vardı ne zaman birileri benle hava ile ilgili konuşmaya başlasa ben onların aslında başka bir şeyler ima ettiklerini hissederim şeklinde...şu an yaptığımda onun gibi bir şey herhalde....oscar baba beni eleştirmiş mütemadiyen..her neyse

biliyonmu blog bazen acaip şanslı olduğu düşünyorum...öyle böyle değil acaip...sanki süper lotodaki bütün paralar bana vurmuşçasına yani...bazense ne .oktan şansım var ne talihsizim ben yaaaf deyip dolanıyorum etrafta..galiba bu duruma göre değişen bir şey...en sonki yaşadığım talihsizlik mi değil mi bilmiyorum...şu aşağıda mevzuu bahis ettiğim şeker kutusu galiba başkasına hediye...ben de emin değilim ama öyle tahmin ediyorum...net camiasında yaptığım derin araştırmalar sonucunda kendisini feysbukta bir kızla poz vermişkene buldum..ilk dedim akrabadır...sonra baya bi ikna oldum yok yok kesin kuzenidir şu kaşa şu göze bak tıpkısının aynısı bunlar bee diyerekten..ama sonunda bütün kendimi kandırma çabalarım son buldu...dedim niye kuzeniyle resmini koysun ki..hem feysteki moda sevdicekle çekilmiş fotoların profile konulması yönünde...o da öyle yaptı muhtemelen...bilsem en başta bakardım be..gerçi kendimi o kadar kaptırmış değilim...sevimli geliyor ama yaa...sadece koridorda görüyorum kendisini görürsem de..gone with the wind bebeğeem durumları yane..

kendimden nefret ettim be şu an..aslında anlatmak istediklerim bunlar değildi...yarın sunumum var onla ilgileniyor olmam gerekir...sonraa vize haftam var bi de azcık...belki bahar güzel ama baaaaaby it's cold outside :)

şimdi ise aya uçamaya gidiyorum...bakam jüpiterde ve marsta bahar nasıl imişş

fill my life with song and let me sing forevermore...

in other wordsssss....?


....
...
..
.

:)))

12 Mart 2009

şeker kutusumusun bre ♥

..üfff eşşeeeek senüüüü...gözü güzel olan deeel kör olan eşeklerden :D


10 Mart 2009

zıkkım ve kökü arasındaki nazik ilişki

Bu ara çok mu arabeskim ne...Aslında bu ara değil ara ara böyleyim ben..Eser bazen saçma sapan şeyler yaparım...Ama saçma olsa bile hiçbiri amaçsız değildir...İlla bir şey vardır bunlara neden..bElki bu şekilde dışavurum yapıyorumdur içimde birikenleri..Birikmek derken gerçekten de canımı sıkan çok şey var...her gün canımı sıkacak şeyleri nasıl bulabiliyorum bilmiyorum...Bu da bir yetenek..Ota böceğe insanlara herşeye kızıyorum...Kendi kendime sinir oluyorum..Kendi çapımda triplere giriyorum...Yaptıklarımın hiçbirşeyi değiştirmeyeceğini bile bile...Aslında karamsar biri de değilim...Herşeyi dert eden bir yapım yok ama yine de detaylara çok takılırım...Ve en çok takıldığım soru da ' Neden' dir...Şu neden bu neden vs vs...Belki de cevabını vermeye en çok çekindiğim soru olduğu için onu seçmişimdir...cevaplamaktan her adımda korkmak...cevaplansa bile hiçbir şeye çözüm oluşturamayacak bir olgu..Şu an saçmalıyor olmak umrum bile değil...kendi blogum istediğim gibi kullanırım..kimse de laf edemez işte...nerden başlamak gerekir nerde bitirilirir muamma...şifre çözmede üstüne olmayanlar buyrun meydana...ama kendim bile bazı şeylerin ayırdına varamamışken siz nasıl varırsınız, nasıl çabalarsınız görmek lazım ...fakat kanımca çok meraklı olmamak lazım...herkes kendi işine gücüne baksın...kıssadan hissi arabeskim en koyusundan..içimde orhan babalar müslüm babalar fink atıyor...sonu nereye varır, kurtarıcı kimdir, kurtulma durumu mu vardır, öyle bir durum varsa kim kurtarılmaya muhtaçtır, niye kurtulsunki, noldu bi durum mu var kim ölmüş, sen değil arkandaki, sanane beeee sananeeeeeeeeeee

7 Mart 2009

Dinle coş

Bu kadın dinlenmeli yahu...
country nin babası johnny cash se anası bu bayan olmalı kanımca
sesi çok güzel
şarkıları sevimli
böyle amerikan filmleri misali sessiz bir yolda üstü açık bir arabayla saçlarım uçuşarak boynumda fularla gidişi hatırlatıyor bana

dinleyem bakam ben de diyorsanız bakınız
yetmedi buraya da bakınız

4 Mart 2009

kdlısaefkıuhmdscnbm

bana bak bahar
bi halta yaramiceksen
beni boşuna heveslendireceksen
sonra foooos çıkacaksan
sağ gösterip sol vuracaksan
şakkaaaa deyip pis pis güleceksen
olmaz artık ben vazgeçtim diyeceksen
git kendini çok sevdirmeden
git git git tamammı
olmüü böle olmüü
lütfen rica ederim