30 Nisan 2011

günün kırıntısı_vega

Ne güzel müzik ne güzel söz ne güzel klip.



Vega - Elimde Degil by Aluxton Aluxton69

'Ne şimdi ne sonra ne boşluklar umrumda değil'

27 Nisan 2011

günün kırıntısı

şu güzel bahar gününde senden aşk dilesem çok masraflı olur muyum be hayat?



26 Nisan 2011

günün kırıntısı_nostalji

şu melodiyi duyup da içinde kıpırtı uyanmayanı kendini ritme kaptırmayanı yoktur herhalde..

it was already half past three but the night was young and so were we dancing

ney, nah neh nah!! katılan yok mu banaa :))


Vaya Con Dios - Na Neh Nah INDIEN94

Nefes aaaaal, dur bırakma içinde kalsın da patla!

Selam bilog. Sana içinde bulunmuş olduğum sinir, stres ve yorgunluk hali içinden sesleniyorum..her gün ayrı tantana her gün yeni bir şey. zaten son sınıf olmak ayrı bir külfet bir de üstüne gelecek kaygısı binince hepten çekilmez oluyor hayat..

kendimizi kurtaralım iş güç sahibi olalım diye girmediğimiz sınav kalmıyor zaten 16 seneden bu yana. Neyse hadi bunları sindirdik diyelim, bir de maratondaki atletler misali son atılımlarımızı da yapıp kurtulalım şu öğrenci haytından derken çelme takıyor birileri. Habire sınav iptal edip insanın sinir katsayılarıyla oynuyorlar yapmayın, etmeyin.

ales'ten bahsediyorum daha bu pazar almış olduğum..İzmirde yanlış basılmış kitapçıklar sebebiyle sınavı iptal etmeyi gündeme taşıyorlar yine..yahu biz eşşekmiyiz işimiz gücümüz yok da habire o sınav psikolojisine mi gireceğiz??her ne olursa olsun, ne verirsek gider bunlara zaten çaresizler falan diye mi görüyorsunuz ey yetkililer..sizin hatanızın bedelini niye ben güzelim gençlik yıllarımdan çalarak ödemek zorunda kalıyorum ki??

aynı şeyi kpssde de yaptılar geçen yıl..nasılsa son sınıfta tekrardan alacağım bu sınavı diye dert etmemiştim o zaman..ama peki ya şimdi yine aynı şey olursa?? çalışsam süper bir şekilde hazırlansam girsem sonra iptal olsa ve 2. sınavdan düşük alsam kim verecek hesabını, sorarım sizlere.

vallahi bıktım bee...cümlelerim birbirine girmiş, ruh hali karmaşık ama içimde kalacağına saçmalamak kaydıylda olsa yazıp kurtulayım diyorum..4. sınıf olmaktan da nefret ettiğimin altını çizerek belirteyim..

ya da stres dağıtmak adına alternatif yollar arayacağım, ebru şanlıyla pilates vs tarzı

beki geçer.

24 Nisan 2011

Mim gelirmiş uzaklardan II

Yine yeniden mim yollamış Sevgili Negzel bana uzaklardan. O bir tane yollamış ama ben iki tane yazacağım, hızımı alamadım :)

1.En sevdiğin 3 görsel: gün batımı, ay ışığının denize vurması, baharda odamın önünde gelin gibi beyazlara bürünen erik ağacı.

En sevdiğin 3 ses: dalga sesi, kuş sesi, vapur sesi (evet, istanbulu özledim)

En sevdiğin 3 tat: çikolata, elmalı pasta ana menüde dolma olabilir :)

En sevdiğin 3 koku:
yazın mahallemize dolan hanım eli kokusu, yağmur sonrası çam kokusu, tarçın kokusu (özellikle bayılırım hımmm)

En sevdiğin 3 his: dertsiz tasasız özgürce gezip dolanmak, güzel müzik eşliğinde yüzümü okşayan bahar rüzgarının verdiği serinlik, sevdiğim insanlarla bir arada olmak.

romantiğimdir evet :)

2.Size armağan edilen, çok sevip aldığınız,değer yüklediğiniz ya da birini hatırlatan peluş, maskot, oyuncak var mı? Varsa hikayesini anlatıp mim olarak yazabilir misiniz? Herhangi bir eşya da olabilir.

Sizine en sevdiğim oyuncağım Devecan'ı tanıştırayım. Bu deveciği bana ananemler ta ilkokuldayken getirmişlerdi Hac'tan. Yatağımın hemen başındadır sabah ilk onu selamlarım. Öyle bir bakışı varki böyle oy kıyamam hayat çok güzel olcak vs şeklinde.Tipine baksanıza resmen gözlerinin içi gülüyor devecüümün. Ne zaman sıkılsam onun boynunu hafif eğerek bana gülümsediğini görüp tebessüm ederim ben de..Çocukluğu geçeli çok olduysa da bu deveden vazgeçemedim taşındığım her yerde yanıma aldım.



Sıra geldi Mim'i başkalarına yollamaya. Bu iki mimden herhangi birini (hangisini istiyorlarsa) Hayalmeyal' e, Karanfil'e ve İyi kalpli Canavar'a yolluyorum-tabi yazmaya vakitleri olursa.

23 Nisan 2011

safçıkarcıeğilimleevreneolumlumesajlargöndermektenvebuncazamandırondangelecekherhangibir cevabıbeklemekten yoruldum.
*kuantum da bir yere kadar yani.

22 Nisan 2011

google

Her gün zarar verdiğimiz bu güzel dünyaya bir de yüzsüz gibi gün ilan ediyoruz.

ey insanoğlu ne riyarkarsın! cenneti göklerde aramaya devam et.

21 Nisan 2011

günün kırıntısı

**Kişisel bir devrim yaşansın istiyorum, zihnimde hakimiyet kuran o diktatörü alaşağı etmek istiyorum..mümkünse çabucak.

** herşey geldimi üst üste gelir zaten, boşken de dibine kadar boştur insan..

**25lerimde olsaydım, almış olduğun kararın bu kadar garip gelmezdi herhalde..'ne acelesi var zihniyeti' mi 'ne kadar erken o kadar iyi'ye dönüştürebilirdim belki..gerçi yavaş yavaş oluşmaya başladı sayende.

**aşk, o her neyse, tesadüf falan değildir, kadersel birşey bu karşılaşmalar.BENCE

** eskiden daha derin, satır aralarından aforizmalar akan, şiirler hikayeler döktüren sanatsal bir havası vardı bilogun. şimdilerde birşeyler eksik. cümlelerim giderek kısalıyor, söylemek istediklerim artarken.

** ergenlikte çıkmayan sivilceler şimdi ortam düzenin bozulduğu gerekçesiyle yüzüme darbe yaptı..yanağımın kenarındakinin yakıştığı söylenmiştir ebeveynler ..türkan şoray beni gibiymiş bırakallasen

**yaz da yaklaştı zaten, kışın yediklerimin acısı şimdi çıkıyor işte, oh shit! hiçbir zaman değil de dışarıya alışverişe gidildiğinde acı gerçekler yüzüne yüzüne çarpılıyor insanın

16 Nisan 2011

Mim gelirmiş uzaklardan

Selam blog, yine ben. Bu sefer bir mim'le geldim sana. Sevgili Negzel beni şu konuda mimlemiş :

Şu an kendi ruh halinizi, bir ezginin melodisiyle ya da bir şiirin satırlarıyla ya da bir veciz sözle ya da bir resimle aktarınız. Seçim sizin, hangisini istiyorsanız:)


şu an itibariyle beynim acayip yorgun, ruhumun da dinginliğe ihtiyacı var..istiyorum ki böyle gece olsun deniz kenarında ayın ışığıyla aydınlanmış kumsalda ayaklarımı nemli bir o kadar da ürtpertici kumlara uzatayım, hafif bir rüzgar yüzümü okşasın, yosun kokosunun o serinletici etkisi ciğerlerime dolsun ve herşey yerli yerine oturmuş olsun ve dehayatımda var olan curcunadan eser kalmasın..beyaz elbisem olsun koşayım uçayım vs. :)


şarkı olarak şu sıra çok dinlediğim Las palmas'ı vereyim..dinleyince dinginliği siz de hissedeceksinizdir.


I woke up in white cotton sheets

With a glass of champagne in my hand

I looked out the window beside me

Breathed in the sea and the sand

And all felt fine ...


I was the only one

Walking on the ocean that night

I was the only one

Encompassed and kissed by starlight

And all the fireflies whispered your name


Love, love

Dance with me in this moonlight

Love Love

Don't leave me now

it's only midnight

...

He's already gone


şarkıyı dinlemek isteyen de tıklayabilir :



mim'i üstüne alınan, beni okuyan herkese yolluyorum canı isteyen yazsın :))




görsel/ picture: rugni.com



14 Nisan 2011

günün kırıntısı


'bir kedim bile yok, anlıyor musun' modun girmedim hiç..tamam o sözcüklerin vermeye çalıştığı anlamda ortada bir durum mevcut fakat benim kedim olmasa bile balığım var son tahlilde (o kadar da terkedilmiş değiliz hani).


sıkıldığımda, bunaldığımda soluğu hep onların yanında alırım.. tiplerindeki ciddi ifadeden de anlaşılacağı gibi dertlerime ortak olurlar( daha çok dizi fragmanlarındaki kahramanlar gibi bir duruş sergilemişler ama neyse), dinlerler dinlerler arada ayıp olmasın diye tepki olarak baloncuk çıkarırlar, koridordan geçtiğimi gördüklerinde geçtiğim yere doğru yanaşıp ağız şapırdatırlar (sevinme efekti bu açlık değil, dil bilimci olan benim geçin kenara bakim). iki tane daha vardı bir tanesi siyah teleskop balığıydı..bahtı kara derdim ona, böyle hep bir izole edilmişlik hep kendi kabuğuna çekilmişlik hakimdi kendisinde..melankoli havuzunda yüzerdi, diğer balıklardan uzak yaşar dururdu içideki filozofu ürkütmemek için..sonunda hastalandı mı ne oldu bilmiyorum yemekten kesildi hayvancağız gün geçtikçe küçüldü minik vücudu sonra Hakkın rahmetine kavuştu :(( diğer japon balığımın akibeti belli değil, bir gün geldik baktık ki ölmüştü..iki tane de çöpçü var diplerde dolanan, bunlar etliye sütlüye karışmayan memur tipli balıklar, belli bir saate kadar işini görür sonra da en kuytu köşeye çekilip günün yorgunluğunu atarlar adeta.


balık deyip geçme bilog..insan, o minik canı olan varlıkla bile iletişim kurabiliyor, enteresandır..sanki insanın halinden anlar gibi odaya girdiğimde cama yakınlaşıyorlar ben de oturup onları seyrediyorum...karşılıklı selamlaşıp günün kritiğini yapıyoruz birlikte..her ne kadar onların yemek, s.çmaktan başka hayat kaygıları olmasa da idare ediyoruz işte


ne bilim

12 Nisan 2011

günün kırıntısı

dünyaya karşı tahammülsüzleştikçe mutsuzlukla baş etmek zorunda kalıyorum, bu da büklemeyecek kadar katı bir çehreye sebebiyet veriyor..

sanırım bir gün 'çat' diye kıralacağım, tam ortasından.

5 Nisan 2011

that's tautology

Uzak olanın cazip gelmesi, cazip gelenin uzak olması neden bizleri cezbeder durur ?

hiç anlayamadım



i love games.thats it

4 Nisan 2011

flaş tiviye kalasın işaallaa


Etrafımda beni sinirlediren, moralimi bozan ya da bozma ihtimali olan herkesi flash( ki bence flaş olsa daha da bizden olur) tv ye havale ediyorum..çin işkencesi gibi olsun bu onlara ..ankara havası çalarken çıstak çıstak, seksi kızlar şuursuz hareketlerle etraflarında dans etsin...iç karartıcı gece haberlerine kalsınlar işallaaaaaa.


yahu o değil de dünya bu kadar karmaşa içersindeyken bu tv nasıl oluyor da her an bir çoşma göbek atma, tahta kaşıkla sekme modunda ısrarcı olabiliyorlar hiç anlamıyorum..sabahtan akşama kadar hoppidi hoppidi..solistler desen eski dönem gazinolardan fırlamış gibi....o kadar kıvırmadan sonra bir gece haberleri kuşağına giriyorlar ki bütün o eğlenceden eser kalmıyor nasıl iç sıkıcı nasıl fenalık bastırıcı ( zaten arka fonda da siyah kullanıyorlar).


içinizde coşan duyguları bastırmayın, ya hep eğlence olsun ya da hiç haber..ben de gidiyorum şimdi du bakayım ne çalıyor


güverciiğğn uçuveeedii hoba hobaaaaaaa tey tey, dünyaaa güzelleriim

'Baharın gülleri açtı'

Bir nisan sabahına dilimde musiki eseriyle uyanmak hoş şey... Fakat bu şarkının sözleri iştah açıcı olmasa bile icra eden öyle bir söylüyor ki herşeyi olduğu gibi kabullenmenin, ümit kırıntılarıyla yaşamanın bile kişiye yeterli gelebildiğini gösterircesine..en çok da sibel can yorumunu beğeniyorum..popüler anlamdaki şarkılarının pek manidar, kayda değer bulmasam da Türk sanat müziğinde zevkle dinlerim. belki sizde dinlemek istersiniz efenim diye video bile koydum :

Baharın gülleri açtı Yine mahzundur bu gönlüm Etrafa neşeler saçtı Beyhude geçti bu ömrüm Ah gülemem, hiç gülemem Öyle sırdır ah bu gönlüm Kimselere söyleyemem Ah bu gönlüm Kime canım dedim Terk edip kaçtı Üstelik başıma Bin bir dert açtı Ah gülemem heytt beee