30 Ekim 2010
29 Ekim 2010
günün kırıntısı
herşeyin raf ömrü var hayatta..hayatın kendinin bile..bazen kullanamadan çöpe atarız umarsız, bazılarının yeni farkederiz gününü ucu ucuna yetişiriz kullanmaya..bazen yenisini almayı, yerini bir başkasıyla doldurmayı 'güç' buluruz bazense buna yeltenemeyiz bile..çünkü biliriz ki dolmaz o boşluk kolay kolay..'manevi gücümüz' yetmez bir sonraki ayın başını bekleriz hiç gelmeyeceğini bile bile..bu durumda ne yaparız çaresizce beklermiyiz boşlukların dolmasını..kimi zaman evet, kimi zaman hiç..hatta 'yemek' yapmaya bir çeşni sunmaya her kalkışımızda gözümüze takılmasın o boşluklar diye yanaştırırız elimizde kalan kavanozları birbirine. daha sıkı dursunlar boşluğun verdiği hüzne kapılmasınlar, kendilerini koyvermesinler diye..ben de şimdi kendi mutfağıma çeki düzen veriyorum..yemeğin lezzeti kimin umrunda yeterki yerli yerinde dursun her şey..
hiç bozulmamışçasına
27 Ekim 2010
_Potpori_
*** 'Kızımın hayatta iki şeye sahip olmasını çok istiyorum; birincisi severek yaptığı ayakları üstünde durabileceği bir meslek, ikinicisi de aşık olduğu biriyle evlilik yapması.'
(bu tip yakaları ve yakanın tamalayıcısı boynu tam saran kolyeleri çok seviyorum.saça diyecek yok zaten...pek romantik) *** gençlik müzik türüme döndüm bugün..punk rock yaptım kesmedi hard a bağladım..rock you babe o yeaa
***iki gün tatil bize..bu kadar yoğun tempodan sonra iyi gelir, yaşasın sabahın köründe kalkmak zorunda olmamanın verdiği huzur.
*** burası bilimsel makale bulabileceğiniz bir yer değil..düzen, konu bütünlüğü ya da vs vs ne arıyorsan sana diyim arama boşuna..bu alan bana ait istediğim gibi saçmalarım, akıl yorarım ya da çizer çıkarım..sarmadıysa gelme istemeeem...
'smile with your face, with your mind and with your livers'
EAT
PRAY
AND LOVE....
dedi staja gittiğim okuldaki hocalardan biri..meslek için değil de hayat için staj yapıyormuşum hissi yaratıyor diyaloglarına kulak misafiri olmak..kendi payına bir şeyler alma ihtiyacı hep mevcut ve bunu sağlayacak imkanlara sahip olabilmek de güzel bir şey..
*** Vintage havam geldi yine bugünlerde..dizi müptelası olmadığım halde hanımın çiftliğini denk geldikçe izlerim..ordaki eski kıyafetleri, eski evleri görmek mutlu ediyor beni..50 lerin saç stillleri, eldivenleri, şapkaları kadınların zarif görüntüsü muhteşem.. hep diyorum zaten zaman kayması yaşıyorum ben diye..o zamanlarda bir yerlerdeyim ruhen, manen.
(bu tip yakaları ve yakanın tamalayıcısı boynu tam saran kolyeleri çok seviyorum.saça diyecek yok zaten...pek romantik)***iki gün tatil bize..bu kadar yoğun tempodan sonra iyi gelir, yaşasın sabahın köründe kalkmak zorunda olmamanın verdiği huzur.
*** burası bilimsel makale bulabileceğiniz bir yer değil..düzen, konu bütünlüğü ya da vs vs ne arıyorsan sana diyim arama boşuna..bu alan bana ait istediğim gibi saçmalarım, akıl yorarım ya da çizer çıkarım..sarmadıysa gelme istemeeem...
'smile with your face, with your mind and with your livers'
EAT
PRAY
AND LOVE....
26 Ekim 2010
günün kırıntısı
mehter marşı dinlemeyi seven, dinlemekle yetinmeyip coşabilen bir bünyeye sahibim ben..
24 Ekim 2010
benden bu kadar arkadaş
artık çok düşünmicem blok..çok sorgulamayacağım hayatı, her türlü gereksiz ayrıntıyı kafama takıp ölçmeler biçmeler yapmicam..cevapsız kaldığımda moralimi bozmicam..çünkü düşünmemek daha karlı...malın biri olcaksın hayata sana güzel..bilmeyeceksin ve birşey bilmemenin mutluluğuyla uçup duracakssın semalarda..birileri sana bildiğin bir şey bile anlatsa bilmemiş edasıyla elllerini çırpıp sevinç nidaları atacaksın..ne güzel dimi pek iştah açıcı!
ayrıntıların, şüphelerin, yordamaların 21 yaşıma kadar kişiye birşey kazandırdığını görmedim..rahat insan olcam ben artık..bu ne ya salla, bu da kim ne önemi var..iki sene sonra ne olur ne biter aaamaan kimin umurunda tavırlarını takınacağım..
zorlicam zorlicam ama biliyorum olmayacak..
bu doğuştan getirdiğime inandığım bir özellik ya da lanet. ne kadar çabalasam da kurtulamayacağım galiba..diğer insanları mı değiştirsem peki ya?
bu daha beter.. :z
ayrıntıların, şüphelerin, yordamaların 21 yaşıma kadar kişiye birşey kazandırdığını görmedim..rahat insan olcam ben artık..bu ne ya salla, bu da kim ne önemi var..iki sene sonra ne olur ne biter aaamaan kimin umurunda tavırlarını takınacağım..
zorlicam zorlicam ama biliyorum olmayacak..
bu doğuştan getirdiğime inandığım bir özellik ya da lanet. ne kadar çabalasam da kurtulamayacağım galiba..diğer insanları mı değiştirsem peki ya?
bu daha beter.. :z
16 Ekim 2010
Civa kadar yoğun olmak
şu sıra çok meşgulüm..istendik yönde bir yoğunlaşma durumu değil bu..mecburen mecburen mecburiyetten..gönül kitap okumak ister, uzun süredir görüşülmeyen kişilerle muhabbet ister, bol bol uyumak ve ayırca gösterimde olan uyarlama filmlerden birini raahat rahat izlemek ister..
dünyayı kurtarma gibi bir misyonum yok..ölesiye mi çalışıyorum hayır..sadece sorumluluklar yığını ve benim bir yerinden başlayamayışım yoruyor beni büyüyor da büyüyor gözümde herşey..emeğin verdiği omuz çöküklüğü değil yani bahsettiğim
sadece kendime ait güzel zamanlar arıyorum
hüff
dünyayı kurtarma gibi bir misyonum yok..ölesiye mi çalışıyorum hayır..sadece sorumluluklar yığını ve benim bir yerinden başlayamayışım yoruyor beni büyüyor da büyüyor gözümde herşey..emeğin verdiği omuz çöküklüğü değil yani bahsettiğim
sadece kendime ait güzel zamanlar arıyorum
hüff
15 Ekim 2010
So fell autumn rain..
hava kapalı olduğu günlerde sabah kalkarken zorlanıyorum..sanki hiç sabah olmamışçasına kapkaranlık oluyor odam dolayısıyla çalar saati kapalı gözlerle susturup kaldığım yerden devam ediyorum uyumaya..zaten böyle günlerde dışarıda çıkasım da gelmiyor özellikle bu yağmur haftasonuna denk gelmişse beni evden çıkarabilene aşk olsun..sıcacık ev, hafif müzik ve rahatlatıcı bir bitki çayı dışarıda saatlerce boş boş dolanmanın verdiği yorgunluktan daha güzel etkiler bırakıyor bünyede..evdekiler zaman zaman sinirlensede bu huyuma tepki vermiyorlar artık..zaten bütün hafta fakültede koşuşturmakla, staj okuluna gidip gelmekle dışarıda geçiyor bir de haftasonu aynı mekanlarda bulunmak sıkıyor beni(malum şehir küçük)..kalk giyin hazırlan yağmur altına çok farzmışçasına ne yapacaksam hafta içine sığdırıyorum bu üşengençlikten sebep...
nerden esti bu muhabbet dersen bilmiyorum..aslında bunlardan bahsetmeyecektim ama yine aklımdakileri kenara ittim alalede şeylere yer açmak için. Artık hep virgüller var elimde öncesi var cümlelerin sonrası Allah kerim..
nerden esti bu muhabbet dersen bilmiyorum..aslında bunlardan bahsetmeyecektim ama yine aklımdakileri kenara ittim alalede şeylere yer açmak için. Artık hep virgüller var elimde öncesi var cümlelerin sonrası Allah kerim..
13 Ekim 2010
günün kırıntısı
okumak her türlü okumak olmalı hayatımızda
sadece kitap değil insan da okumalı çoğu zaman
herkes bir çeşit herkes ayrı bir dünya
sayfaların sunamadığını seriyor bazen gözler önüne
ilginç ve bir o kadar da zorlu uğraş
insan okumak/ okuyabilmek
sadece kitap değil insan da okumalı çoğu zaman
herkes bir çeşit herkes ayrı bir dünya
sayfaların sunamadığını seriyor bazen gözler önüne
ilginç ve bir o kadar da zorlu uğraş
insan okumak/ okuyabilmek
11 Ekim 2010
günün kırıntısı
bugün enerjiğim nedenini bilmiyorum..jüpiterin venüsle dik açı yapmasından kaynaklı olabilir rivayete göre..amaan ne önemi var gezegenlerin :P
az önce müzik eşliğinde günlüğümü-günlük genel manada verilen bir isim ama günlük değil o anılık- okur iken ortaya çıkamış olduğum bir terim beni benden aldı. birisine biirisine 'duygu kabızı' benzetmesi yapmışım. O ne demektir allah aşkına ..kızınca asabiyetler sağlı sollu gelince böyle enteresan terimler üretebilirim o yüzden kızdırmayın beni üzmeyin de tamam mı..tüm duygu kabızlarına duyrulur. neyse mesele onlar değil umrumda değil leen kimse..sadece terim hoşuma gitti paylaştım..tamam kes hala uzatıyor
bu arada kullağımda the cardigans tan lovefool çalıyor..ya ben bu şarkıyı çok seviyorum..böyle sonbahar zamanları ümitsizliğin kol gezdiği hayata dudak büken aynı anda en ufak bir kırıntıyla ümit dolabilen çok sevimli bir şarkuu
i don't care if you really care as long as you don't goooooo
cardigans lı kızlara hitabeeen :)
az önce müzik eşliğinde günlüğümü-günlük genel manada verilen bir isim ama günlük değil o anılık- okur iken ortaya çıkamış olduğum bir terim beni benden aldı. birisine biirisine 'duygu kabızı' benzetmesi yapmışım. O ne demektir allah aşkına ..kızınca asabiyetler sağlı sollu gelince böyle enteresan terimler üretebilirim o yüzden kızdırmayın beni üzmeyin de tamam mı..tüm duygu kabızlarına duyrulur. neyse mesele onlar değil umrumda değil leen kimse..sadece terim hoşuma gitti paylaştım..tamam kes hala uzatıyor
bu arada kullağımda the cardigans tan lovefool çalıyor..ya ben bu şarkıyı çok seviyorum..böyle sonbahar zamanları ümitsizliğin kol gezdiği hayata dudak büken aynı anda en ufak bir kırıntıyla ümit dolabilen çok sevimli bir şarkuu
i don't care if you really care as long as you don't goooooo
cardigans lı kızlara hitabeeen :)
6 Ekim 2010
life is life
Bugün staj okullarımız belli oluyorr..toplantımız var saat 3 te inşallah iyi bir okul ve öğretmen ve öğrencilere denk gelirim..aksiyon dolu yeni dönem şimdi başıyor asıl :)))her şey bir yana klasik giyinmek enteresan olacak bunca spor giyimden sonra..e topuklular yakışmıyor da değil hani :P
haydi hayırlısı
3 Ekim 2010
ben bu elden gidersem
şu anda bir yerlerde zaman dursa ve oraya gitsem sebepsiz..ne geçmişe ne geleceğe sığınacak kadar özgürce..ne gidilmiş topraklar olsun orası ne de keşmekeşle dolu hayatlara sahiplik etsin..sadece tek tanıdık olsun ve hiç tanışılmamışçasına yeniden başlasın herşey..tam o noktada kalsak sonsuza kadar..herşeyden herkesten ve tüm kirliliklerden uzakça hep hayal ettiğimiz gibi hesapsız hırslardan arınık yaşasak diyorum
peki sen ne dersin???
merak ediyorum
2 Ekim 2010
1 Ekim 2010
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)