25 Ekim 2009

kronik melankoli


şu sıralar çok fazla mutlu olduğumu söyleyemicem..bunu insanın kendine itiraf etmesi ve karşı tarafa ifade edebilmesi gerçekten güç..çünkü mutluluğun tanımı parmak izi gibi değişken..anlatıldığında anlamsız gelmesi muhtemel..farklı bedenlerde renklerde elbiseler gibi hepsini üstüne uyduramazsın..ben şu sıra hiç bir şey uyduramıyorum üstüme...kalabalıkla çevrili bir yerde çıplak kalmış gibiyim..kimse görmesin diye utanç duyuyorum sanki..kaçıyorum her şeyden, herkesten..kendime varıyor sürekli olarak..ki en acısı da bu..insanın KENDİ !

sebebini de netleştirebilmiş değilim açıkçası..çünkü insan kafaya bir şey takınca sebebleri üzerinde düşünmez..neticeye giden götüren yollardan çok neticenin iyiliği ya da kötülüğüyle oyalar kendini..arada susar..bilmiyormuş gibi davranır ama en ufak bir şeyde yeniden patlak verir bu mutsuzluk durumu..mutluluk oyunu uzun sürmüyor anlayacağınız..ya da melankoliye yatkınsan bu durum hepten feci..

uzun zamandır blog'a yazamamın nedeni ya da yazıyormuşçasına bulunma nedenim galiba bu..içimdeki soruların cevaplarını ararken herşeyi unutuyorum..kimseyi dumak istemiyorum kimseye ses vermek istemiyorum..maskeli balo gibi bu dönemlerim..balo bitip kendime döndüğümde o maskenin bana pek uymadığını farkediyorum..kendimle çelişip duruyorum..sonra bir zaman geliyor herşey yoluna giriyor..unutuyorum bu dönemlerimi, hatalarımı,pişmalıklarımı..yine bildiğim gibi ilerliyorum yolumda..ama her yolda bir köşeye rasgeliyorsun yine..kimi zaman tökezliyorsun kimi zamansa yere kapaklanıyorsun..galiba bunlar yeni bir yola girmenin ya da eskisinden kurtulabilmenin işaretleridir bilemiyorum..tek bildiğim şey o köşeyi geçtikten sonra yeni bir yolda devam edeceğimdir..o yol iyi mi kötü mü bir yere vardırır mı bilmiyorum..tek istediğim gökten mutluluğa giden bir harita düşmesi..yoksa bu tökezlemeler hiç çekilmiyor..

Hiç yorum yok: