24 Şubat 2009

Fısıltım

Şu sıralar yapay uğraşılarla oyalıyorum kendimi...Yapacak birşeylerim olmadığından değil, yapmak istediğim birşey bulamamaktan sebep..Kayıtsız da değilimdir aslında..Kuralları iyi bilirim..Yenilgiyi ve yenmeyi de...Fakat mecalim yok işte..Körebe oynayıp bir karanlığı kovalamak gibi amaçsız tüm yaptıklarım..Aslında umursamıyorum da bu durumu..Alışılagelmişliğin verdiği tekdüze bir huzur belki de içimi kaplayan..Ya da tam tersi keskin bir huzursuzluk..Battıkça canımı yakan ama bir süre sonra hissizliğe mahkum eden tarzda...

Bütün bunlar bir umutsuzun satırları da değil..Avucumda kavradığım anahtarların ait olduğu kapıları unuttum yalnızca...Henüz delirmedim de..Gerçi delilik daha seçkin olmaktır herkesin akıllı gezdiğini farzettiğimiz dünyada..Şu ya da bu şekilde fark yaratmak...bundan ibaret hepsi..Öyleyse neden bütün bu akıl oyunları? Deliler oyun oynamazlar ki...İzlemek ve daha da delirmektir görevleri olanlar karşısında..Gerisi akıllılara kalmış..

Yazdıklarımı ne kadar anlamlandırdığımı da sorgulamadım...Herşeye kafa yoran birisi de olmadım hiç..Olmayacağım muhtemelen de..O detayların satır aralarında içten pazarlıklı insanlar, kıskançlıklar ve ince motifli planlar saklıdır...İlk sayfasından silip attığım kitaplarda gizlidir bütün bunlar...Okumam, okumak için de feda etmem kendimden parçaları..O parçalar koptuğunda kendim olmanın manasını yitireceğimi bilirim çünkü..

Varsın bütün olanlar olduğu gibi usulca gömülsünler kurak toprağa..O toprak meyve veremeyeceğinden, yağmur hiç düşmeyeceğinden hapsolsunlar oldukları yerde..O zaman ne değişir bilmiyorum..Çıkışı gözükmeyen labirentlerimde dolanırım bir süre daha...Biraz da yapay uğraşılarla oyalanırım yorulana kadar....Mühim değil..

Hiç yorum yok: