25 Şubat 2009

kim bilir...

Bugün o 'adamı' gördüm...hani her seferinde varlığından sözettiğim ama nerde olduğundan birhaber olduğum adam..hem de olmasını düşlediğim yerde gördüm...Elinde eski kapaklı bir kitap, üstünde gri kazak ve boynuna doladığı ince siyah atkısıyla öylece dalmıştı bir yerlere...Esmer yüzünde anlamını çözemediğim bir sukunet gizliydi...Dalgalı saçları tek tük dağılmıştı alnında...Bir süre hakim olamadım gözlerimin kayıtsızca akıp gitmesine...İçim çoktandır unutulmaya yüz tutmuş fakat en ufak bir şeyde tekrar alevlenen bilindik heycanla kaplandı..O ise farkında değildi..Kendisini öyle bir kaptırmış ki uzaklara..derinliğini bilemediğim bir düşün ortasındaydı gözleri.. satırlarda süzülmekte...Böylesi daha işime geldi..yakalanmanın vereceği suçluluk duygusundan biraz olsun sakınmıştım kendimi... bitmesini istemediğim anlardan birini yakalamıştım...sanki bulmuştum 'o' nu...senelerdir bildiğim tanıdığım biriydi sanki...yüzü tanıdık gelen fakat kendi bir zaman sonra karşıma çıkan..Kafamda kurduklarımın hepsi onu gösteriyordu usul usul..Fakat biliyordum ki bu an da karışıp gidecekti su misali akan zamanda..daha fazla düş istemedim...hayallerimi daldaki gül misali koparıp attım...çünkü dokunmaya kalksam dikenlerin verdiği acı hakim olacaktı ruhumda.. yoluma devam ettim..aklım ise hala orda..belki dedim..belki bir gün..yine aynı yerde..ya da boşver..unutulmuş farzet hepsini...geride bıraktığın silüetin olsun sadece...


there's not much justice in the world...james blunt ın dediği gibi

3 yorum:

bi dost dedi ki...

sen ne kadar iradeli bi insansın ya..

Adsız dedi ki...

zorunlu bir irade bu..ne yapabilirm ki başka

ZIBBIDI dedi ki...

Aslında yapılablecek çok şey war ama neyse..

Oscar Wilde ne güzel demiş yaa tuttum ben bu sözü..