Diğer günlerin aksine yazasım geldi ilk defa. Bilmem duygular karışık ve ifadesi zorken daha başka bir yol var mıdır bunları yansıtmanın.Yoktur herhalde ki yazmaktan öte seçenek bırakmıyor bana.Bugün düşünüyordum her zamanki gibi derin mevzular üzerine…Ben daldıkça derinleşen sular misali - umarm bir gün boğulmamJ - Geçen her günün bana ne kadar çok şey kattığını anladım geç de olsa.Çoğu zaman şikayetçi olduğum durumların, olayların hatta sinirime dokunan insanların bile çaktırmadan beni bir çok düşünceye sevk ettiğini , her birinin bana nasıl dersler verdiğinin farkına vardım bugün. Hayat bir şekilde bir dolduruyor bütün boşlukları .Bunlar belki bir sözde belki okunulan bir kitapta ya da can sıkıntısından gidilen bir filmde saklı; ama kesin var.Okul yolları özellikle ne güzel yerdir hayatı keşfetmek için.
Kulağımda tıngır mıngır çalan şarkılarla tramvay beklerken birçok insanı inceleme fırsatım oluyor..Belki bu bana özgü bir şeydir ya da her hangi biri de öylesine bakınıyor olabilir etrafına ama bakıp da görebilmek var bir de Her neyseee.Tramvay durağının vazgeçilmez bir parçası olan inenlerden önce araca binme isteği öldürecek beni.Okul durağına yaklaşmışım kapıya doğru yanaşmaya çalışırken ki itiş kakış zaten alışılmış bir şey oldu artık ..Tam derin nefes olıyorum ohh sonunda kapıya yanaştım diye bu sefer hayat beni sabahın köründe ikinci kez sınıyor.Yoook olur mu öyle kapıya yanaşıp hemen inivermek.Bekle ki göresin.İri yarı teyzeler ben daha inemeden içeri sokulmaya çalışıyorlar sanki çok yer varmışçasına .Hoş görüyorsun sana başka seçenek bırakmadıkları için.Arkadan sesler vızır vızır ‘Teyze bi müsaade et deee inelim yahuuu’ ve akabinde hayret bişiiii diyenler ve aynı şekilde kızgınlık ifadelerini ‘çhık çhık’ şekilde dile getirenler..İşte böyle başlıyor sabahın saat 8 inde hayatın sabır sınamaları..
Tramvaydan indikten sonra okula varabilmiş olmanın huzuru kaplıyor insanın içini .Fakülte yolu sessiz sakin..Gelen geçenin ayak sesleri,kurumuş yaprakların çıtırtısı ve kuşların sesinden başka duyulan bir şey yok.Hava hep soğuk ellerim ceplerimde gidiyorum yavaş yavaş.İşte o zaman doğayı inceleme fırsatı buluyorum ve ne güzel etrafımdaki her şey diye fısıldıyorum kendime. Belki de pollyannacılıktır belki değildir ama yine de bir rahatlık, bir huzur dolduruyor insanın içini tarif edilemez bir şekilde.Hayat bu sefer kendime odaklı dünyamdan başka dünyanın da olduğunu yüzüme vuruyor acımasızca
Ve nihayetinde dersss başlıyor.Dersin ne olduğu genelde pek önemli değil o anda.Yine felsefik düşünceler kaplıyor beni- o kadar ders var ki hayatta hangisinin ismini koyabilmişiz sanki –diye .Bundan da bir şeyler çıkarıp gidicez işte falan filan.Bazen bu derin saçma mı değil mi ne olduğunu saptayamadığım bin bir çeşit düşünce geçiyor aklımdan.Bazılarını hiçe sayıyorum işime geldi mi ya da koyuyorum aklımın bir köşesine bir daha kullanırım belki diye.Şöyleydi böyleydi arkadaşlarla sabah selamlaşmaları falan filandı derken X hoca giriyor derse .O da bir günaydın faslı çektikten sonra başlıyor derse ve gerisi muamma…Birilerinin koyduğu çerçeve içersinde işliyor ve bitiriyoruz dersi.Hayat bu sefer kapalı ortamda ruhumu zaptedip sabır taşımı cilalatmayı öğretiyordu bana.
Sonra yemekti şuydu buydu arkadaşlarla muhabbetti derken bitiyor bir gün sanıyorum ki ne büyük yanılgıdayım yavaş yavaş fark ediyorum.Günün her dakikası her anı bana bir şeyler sunmaktayken şöyle ya da böyle ben nasıl hepsini hiçe sayabilirim?Kendi kabuğuma çekilip olumsuzluklardan kaçmanın getirisi ne?Koca bir hiç ! Rüzgarın uçurduğu saman misali….
4 yorum:
"Okul yolları özellikle ne güzel yerdir hayatı keşfetmek için."
ne doğru bir sözdür bu..
İstanbul Üniversitesi'n desin galiba. Tramvay - fakülte - felsefe kelimelerinden bir tahmin yürüttüm de...
hayır:)anadolu üniversitesi
Tüh tutmadı :)
Yorum Gönder