17 Ocak 2009

Kedi uzanamadığı ciğere

Etrafımdaki bazı ev hanımlarının öğretmenlik hakkında ileri geri konuşmasından nefret ediyorum..Sürekli bir burun kıvırma, beğenmeme durumları hakim kendilerinde..Ne okuyosun dediklerinde ben gururla ingilizce öğretmenliği derken onlar :


- hmm öyle mi, ay ne bileyim valla ben öyle çoluk çocukla uğraşmayı hiç sevmem

- öğretmenlik..ay onlar doğru düzgün maaş bile almıyor okumana yazık

- hehaeheh..bizim çocukların okuluna gelirsen bedavaya geçirirsin dimi onları (!)

- ayh valla kimsenin kahrını çekemem ben...dayanabileceksen ne ala hahahaah..bi de o kadar maaş : /


Gerçekten sinirleniyorum bu cevapları duyarken...Kendileri en fazla ilkokuldan terk olan, tv gezme tozma dedikodu dışında hayatın hiç bir olayı içinde yer almayan, evlerine olduğu kadar beyinlerine de hapsolan kimseler bunlar..Küçümsemek değil bu yaptığım...benim annem de ev hanımı neticesinde..ama herkes üstüne düşeni bilecek, gerisine ise dil uzatmayacak..Tamam ben belki hayatımın hedefi olarak öğretmeliği düşünmemiştim iki yıl öncesine kadar..Ama ben bir yolu kendime hedef seçmişsem, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışırım..Hiç bir zaman ne küçümserim ne de hor görürüm..O burun kıvırdıkları insanlar aslında kendi çocuklarını onlardan daha fazla gören, onlarla daha içli dışlı olan insanlar..yani onlar kendi çocuklarını eğitenler beğenmedikleri öğretmenler....Kimse bu işi maaş için yapmaz zaten olay paraysa...Aynı bilgileri daha pahalıya satmanın elbet bir yolu vardır..Ama insan bu işi bir süre sonra öyle bir benimsiyor ki başka hiç bir şey gözüne gözükmüyor ve çoğu şeyde fedakarlıklar yapıyorlar ülkenin evlatlarına az da olsa emekleri geçsin diye...O ev hanımları sadece evleriyle ilgili sorunlarla uğraşırken öğretmenler hem ev hanımı hem binlerce çocuğun annesi, ülkenin dayanağı ve kurtarıcısı misyonlarını da yüklüyorlar omuzlarına..

Bu tarz düşünce yapılarına karşı her zaman savunmamı geliştirmişimdir ve yeri geldiğinde hiç acımadan patır patır sayarım yüzlerine karşı...Bu da bir eğitimdir..bakmayın öyle..küçümseme huylarını terkedene kadar eğiticeğim onları..sizi gidi umutsuz ev kadınları siziiii..Durmak yok yola devam :D

5 yorum:

bi dost dedi ki...

ingilizce örtmenliği en yüksek puanla öğrenci alan bölüm bee, nesini beğenmiyo krolar:) ben de olurum inş.:) ayrıca -bence- bi bayana da en çok yakışan mesleklerden biridir. hatta en çok yakışanıdır:) ve en idealidir.. o umutsuz ev kadınlarının küçümdedikleri için değil, kıskandıkları için söylediğini düşünüyorum ben.. takma bebişim.. sen bu ülkenin umudusun :p

babegazelle dedi ki...

ya bırak kendi ezikliklerini kapamak isteyen cahil insanlar yeminle atom mühendisiyim desen de aynı tepkiyi verirler çok da fifi bbunu yaptıkları zaman bence sinir olcana bana akıl verene bak çok biliosan gün gün gezcene sen bi nane olaydın de bak nası o ağzına tıkıştırdğı kek boğazında kalıyo keh keh keh ben de amerikan kültürü edebiyatı okuorum dediğimde yapıolardı aynısını önce bi ezildim sonra höt lan türkiye derecesiyle girdim şan bu bölüme diyip başladım abuk subuk konuşanların ağzının payını vermeye susup oturdular oh hıhh:)))

Adsız dedi ki...

ya bunlara derdini anlatsan da anlamazlar ki yüz üstünden yaptığın 96 net bile gözlerine gözükmez..nasıl olsa ingilizceyi herkes biliyor ya sınavı da whats your name den ibaret gbi görüyorlar...soktuğum lafı da anlamazlar..o kapasite yok :D

olay aslında ev hanımlığı da değil yani..tamamen kişinin kendini geliştirmesi ve farkındalığıyla alakalı bir durum..bilmiyorsa sivrisinek tabi saz gelir :)

RoNaLDiNHo dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

Sana tamamen katılıyorum kıskanç insan bunlar diyorum başkada birşey demiyorum, bende resim öğretmeni olmak oçin uğraşıyorum ;) bizim gibilere bu yolda başarılar ve sabırlar diliyorum ben Pınar ;)