4 Aralık 2010

Son sınıf ruhu

son sınıf olmak zor zanaat...bu işi bitiridim şimdi çok rahatım şeklinde bir söylemde bulunamıyorsun hiçbir şekilde..sürekli bir diğerinin yerini alıyor yapılacak şeyler..herşey bir taraftan geliyor..kpss,ales staj raporları, sunumlar, ders planları ve daha birçokları..biliyorum seneye bugünleri özleyeceğim belki artık öğrenci olmamanın verdiği buruklukla..ama şu an içinde bulunduğum duruma sempati besleyemiyorum malesef...herşey o kadar mekanik ilerliyor ki zevk alamıyorum çoğu zaman yaptığım işlerden..staj okulumda derse girene kadarki kısmın hepsi senaryo..asıl güzellik sınıf ortamında bulunubilmek ama onda da tepende birilerinin seni gözlüyor olmasının verdiği rahatsızlık ve imkan kısıtlılığı sebebiyle yapmak istediklerimin 'şimdilik' içimde kalması durumu mevcut..diğer taraftan acaba seneye böyle bir yerde olabilecek miyim iyi bir puan alırmıyım acaba tarzı endişeler mevcut..ah azizim dediğim gibi zor zanaat son sınıf olmak..manevi olarak da ayrı bir hüznü var..son sınıf olmamdan ötürü kendimi üniversiteli gibi hissedemiyorum. misafirliğe gittiğinde rahat oturamazsın ya bir şekilde kalkma girişimlerinde bulunursun işte öyle birşey..çevremdeki çoğu insan (son sınıflar hariç) yabancı, çoluk çocuk..geçen fransızca dersinin çıkışında etrafıma şöyle bir bakındığımda tek bir tanıdık sima çarpmadı yüzüme..bir hüzün doldum bir uzaklara daldım ki anlatamam..daha da yabancı oldum o an fakülteye..

neyseki bunları bana özgü yaşanmışlıklar değil..benim durumumdaki birçok kişinin de aynı şeyleri yaşadığını düşünmekteyim..ahh zaman da geçiyor bu dönemin bitmesine az kaldı..zaten ikinci dönem de su gibi geçiyor..ve sonra elveda öğrecilik hayatı ve hoşgeldin geçimsiz gerçekler dünyası

belki de şu an çok şikayet etmeden bu karmaşanın tadını çıkarmam gerekiyor..nerde kalmıştık çarşamba günkü dersin planında..hadi bakalım

Hiç yorum yok: