
Lise dönemlerini geçeli iki sene olcak galiba.Aslında belki de 'anı' kıvamında değildir yaşananlar.Sadece 'geçmişlik' tir akılda yer eden bilemiyorum.Her neyse..Bugün lisede aynı sınıfı paylaştığım insanların erkek arkadaşlarına aldıkları,verdikleri hediyeler aklıma geldi.Yabancı dil sınıfında olanlar muhakkakiyetle bilirler ki sınıfın %98,99 u bayan öğrencilerden oluşur.Bundan sebep sınıfta sürekli olarak kız muhabbeti atmosferi hakimdir tıpkı bir zamanlar benim sınıfımda olduğu gibi:D
Bu kız muhabbetleri özellikle özel günler(yılbaşıları,ilk bakışma günü,ilk elini tutma günü vs gbi) gelince hepten zırvalamaya can sıkıcı olmaya başlardı benim için.Kızlar taa on gün önceden ne alsak ne alsak telaşına girerlerdi.Bir kızın bu telaşı belki masum gözükebilir ama bu masum kızlar birleşip koca bir sınıfı oluşturunca haliyle fenalık getirmeye sebep teşkil ederdi.Onlar hediye derdinde,ben de o muhabbetin ortasında deneme sınavımın 12. sorusunu anlamakta zorlanıyordum muhtemelen.Onlar anlattıkça dinliyor ve bu kızların gerçekten de aklının çalıştığı,üretici olabildiği bir kaç bir şey olması beni sevindiriyordu.
Sınıf genelde 2-3 kişilik gruplara bölünürdü bu zamanlarda.Her grup kendi bulduğu orjinal fikri arkadaşlarıyla paylaşarak hayata geçirirlerdi.Mesela bir ara sınıfın her köşesinde,bahçede telefonla resim çekme olayı vardı.Her kare da zorla bir sevimlilik göstergesi bir aşk böcüğü olma durumları...Fotoğraf çekimleri tamamlandıktan sonra arkadaşlar toplanır ve herkes en güzel pozunu arkadaşlarına buldurtuktan sonra bu resimler özenle baskıya yollanırdı.Kimi o aptal pozları yastıkların üzerine bastırır,ertesi gün okula getirir,bolca kendi parfümüyle yıkar ve paketlemeye başlarlardı.(evde anne korkusuyla yapılamayan her türlü şey sınıf ortamında yapılırdı)Kimisi ise kısa kollu t-shirtlere bastırırlardı fotolarını ki bence bu en felaket olanıydı.Şahsen ben erkek olsam böyle bir hediyeye bir tarafımla gülerdim ya..Çocuk ne yapsın o kocakafanın olduğu gayri resmi t-shirt ü xD
Bir kısmı da geleneksel yolundan şaşmayıp parfüm,kravat,bere,atkı vs gibi şeyler alırlardı.Bunları kullanışlılık açısından daha faydalı bulduğum için eleştirmiyorum.İdare eder bir durum.
10 gün biter ve bu on gün içersinde hazırlanmış 'o' hediyeler sahiplerini bulurdu neticesinde.Ee zavallı çocuklar onlara verilen hediyeleri sorgulayamadıkları için hepsi sevimli sevimli kabul ederlerdi,sineye çekerlerdi.(ben o arada hep umuyordum ki bunların hepsi birbirleriyle ile tanışıyor olsalardı diye :D üçünün elinde aynı model t-shirt,diğer üçü de kocakafalı kalp şeklinde yastıklar)Kızlar ertesi günün gündemini de erkek arkadaşlarının aldıkları hediyelerle oluşturuyorlardı(ki o arada ben hala test çözmekteyim:D)İşte o zamanlardır ki bu kızların gezdiği erkekleri takdir etmeye başlamışdır.
Bir tanesi vardı adını hatırlayamadığım.Öyle çok elle tutulur birşeyler almışlığı yoktu.Amma o kıza öyle mektuplar yazardı ki bütün hediyelere bedeldi nerdeyse.Bütün kızlar hediyelerinin iğrençliğini o an keşfederdi.Nasıl sanat döktürüyordu o çocuk öyle vaay be.Mektubu alan arkadaşımız mektupları biizimle paylaşmaktan zevk alırdı,biz de bir yandan dinler bir yandan kıskanırdık(ta o zamandan beri şöyle edebi bir insan çıksın karşıma diye umut edip durmuşumdur)işte öyle birisiydi o arkadaş
Başka biri ise her hafta yeni bir sürprizle gelirdi okula.Ben şaşmıyor değildim arada.Anaam ne erkekler varmıymış böyle duygusallığın içine batıp çıkmış,yaratıcı ve romantik diye kendi kendime söylenip dururdum.Her hafta kızın sırasının altına kır çiçekleri bırakırdı en basidinden..Bir de kendisi puzzle gibi bir şey yapmıştı(sonradan ne olduğunu öğrendiğimiz).Her gün puzzle ın bir parçasını kıza veriyordu.Kız tabi hergün parçaları birleştirmeye çalışırdı.Kız hem kafayı çalıştırmış oluyordu bu sayede hem de romantizm yapmış oluyordu bir şekilde..
Bir de çikolatacı beyimiz vardı.Böyle güzel güzel çikolaalar yolluyordu arkadaşa.. biz de sınıfça faydalanıyorduk haliyle :D Sene sonuna yakın bir zamanda,yine bir çikolata kutusu geldi.Arkadaş kutuya açtığında içinde çikolata falan yoktu(biz bu işe çok üzülmüştük doğrusu :D)Kutunun içinde bir adet gül,bir çift bebek patiği ve bir de tek taş(temsileen tabi gerçek falan değil)çıkmıştı.Bu olaya sınıfça dumur olmuştuk.Kızlar kendi aldıkları hediyelerin saçmalığını bir kez daha suratlarına şamar gibi yemiş ve erkeklerin bu ince düşüncelerine şaşışırıp kalmışlardı.Tabi ben o arada hala test çözüyorum..
Şimdi düşünüyorum da o lise çağında böyle düşünceler nasıl gelmiş akıllarına.Ben şu üniv hayatında bile hergün yüzlerce gelişimini tamamlamamış insanla karşılaşırken,lisede yaşanan bu olaylar ironiden öte ne olabilirdi ki.Valla helal olsun.Hoş,bu hediye alıp veren arkadaşların çoğu ayrıldılar sonradan.Yine de bana hödüklerin arasında nazik insanların da var olduğunu bir kez daha hatırlatmış oldular.Hepsine selam olsun..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder